+90 212 640 90 39

Sosyal Medyada Biz}

Bültende Yayınlanan Markaya İtiraz

Bültende Yayınlanan Markaya İtiraz

Bültende Yayınlanan Markaya İtiraz

Marka Bülteninde Yayınlanan Marka Başvurusuna itiraz edilmesi ,Marka başvurusu yapıldıktan sonra Türk Patent Enstitüsü ( TPE ) tarafına gerçekleştirilen çeşitli incelemeler sonrasında marka uzmanlarınca tescil edilmesinde herhangi bir kusuru veya benzeri bir tescilli marka yada marka başvurusu bulunmayan marka başvuruları kamuyu bilgilendirmek için 3 ay boyunca Marka Bülteninde yayınlanır. Bu üç ay içersin de tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itiraz etme hakkı saklıdır. 

  • KHK 8/3 maddesinde belirtilen önceki markalara ilaveten, 8/5 maddesine göre kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya üçüncü kişilere ait herhangi bir sınai mülkiyet hakkı gibi tescilli ya da tescilsiz özel haklar gerekçe gösterilerek yapılan itirazlar nedeniyle bir markanın reddi mümkündür. 

    Bu kurala göre; markanın itiraza konu olabilmesi için başka herhangi bir koşul gerekmeksizin markanın yukarıda sayılan haklardan birini kapsıyor olması yeterlidir. 

    Bununla birlikte, bu haklardan sadece birisinin zayıf bir varlığı itiraz kabulü için yeterli değildir. Bunun için ek bazı koşulların sağlanması gerekir:     

    • Her şeyden önce, 8/5 maddesine dayalı hak, itiraz edilen marka başvurusundan önce var olmalıdır. Çatışan haklardan hangisinin daha önce var olduğunu belirlemek için kazanılmış haklarla ilgili tarihler karşılaştırılır. Marka başvurusu için bu tarih, başvuru tarihi ya da geçerli bir biçimde iddia edilen rüçhan tarihidir. Madde 8/5’e dayalı ileri sürülen hak konusunda ulusal hukuk altında kazanılan münhasır hakka ait kazanım tarihi kesindir. Bu hakkın kullanılıyor olması şarttır ve kullanım marka başvuru tarihinden önce başlamış olmalıdır. Kazanılmış ayırt edicilik ya da ticaret hayatındaki tanınmışlık mutlaka marka başvuru tarihinden önce elde edilmelidir
    • İkinci olarak, 8/5 maddesinde belirtilen önceki haklar marka sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama hakkı verdiği durumlar için geçerlidir. Bunun için, marka sahibinin münhasır hakkının olduğuna dair bir kanıtın bulunması gereklidir.
    • Üçüncü olarak, itiraz eden kişi hakkın sahibi veya hak sahibi tarafından ilgili hakkı korumak üzere görevlendirilen kişi olmalıdır. Çünkü 8 inci maddede belirtilen hususlar herkes tarafından ileri sürülebilen bir iddia olmayıp sadece nispi ret gerekçesi oluşturur.

  •  İsim Hakkı;   İsim hakkı, sadece bireysel veya kişisel haklarla ilgili olduğundan ticaret unvanları, şirket isimleri, kuruluş veya mağaza isimleri gibi diğer iş tanımları veya benzeri tanımlar bu kategoride değerlendirilmez.Bunlar Madde 8/3 çerçevesinde ileri sürülmek zorundadır. 

    Bir marka başvurusunda herhangi bir kişinin ismi-soy ismi münhasıran veya esas unsur olarak yer alıyorsa ve başvuru sahibinin bu ismi-soy ismi kullanmada haklı bir gerekçesi (eskiye dayalı kullanım, başvuru sahibinin adı soyadı, sessiz kalma vb.) bulunmuyorsa söz konusu ismin-soy ismin sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir.

    Kişi ismi-soy isminden oluşan başvurularda ismin önüne getirilmiş unvanlar tali unsur olarak değerlendirilir. Örneğin “Dr. Engin Yavuz” başvurusuna “Engin Yavuz” isimli kişi tarafından yapılan itiraz kabul edilir.

    İsim ve/veya soy isme herhangi bir ek getirilerek yapılmış başvurulara isim hakkı gerekçe gösterilerek yapılan itirazlar somut olayın özelliklerine özgü istisnalar hariç olmak üzere reddedilir.
    Örneğin “Engin Yavuzlar” başvurusuna “Engin Yavuz” isimli kişi tarafından yapılan itiraz reddedilir.

    İtiraz sahibi itiraz dilekçesinin ekinde noter onaylı resmi bir kimlik belgesi (nüfus cüzdanı, pasaport vb.) sunmalıdır. Birden fazla isim-soy isim kullanan kişiler için kimlik belgesindeki bilgiler dikkate alınmalıdır. Örneğin “Ahmet Engin Yavuz” ibareli bir marka başvurusu için “Engin Yavuz” isimli kişinin isim hakkı gerekçe göstererek yapılan itiraz reddedilir.

    İlgili madde hükmü genel kural olarak hayatta olan gerçek kişilerin itirazları üzerine uygulanmakla birlikte başvuruya konu ismin-soy ismin ölmüş bir kişiye ait olması ve söz konusu kişinin ünü nedeniyle, ticari bir faydanın sağlanabileceği veya söz konusu ismin istismar edilebileceği kanaatine varılması durumunda da başvuru reddedilebilir. Bu durumda itirazı yapmaya yetkili kişiler, isim sahibinin sağ kalan eşi ile çocukları, ana-babası, kardeşleri veya söz konusu kişinin isim hakkına dayalı olarak itirazda bulunma yetkisini haiz olan kuruluşlardır (dernek, vakıf, şirket vb.). Burada belirtilen “ün” ifadesiyle, incelemenin yapıldığı tarih itibariyle kişinin isminin toplumsal, kültürel, ticari, siyasi, sanatsal, sportif vb. alanlarda süregelen yerel veya ulusal düzeydeki bilinirliği kastedilmektedir.

 

  • Ünlü Kişilerin Soy İsimleri, Takma İsimler ve Lakaplar

    Marka başvurusunda, ulusal veya uluslararası seviyede bilinirliğe sahip kişilerin soy isimlerinin tek başına veya esas unsur olarak yer alması ve başvuruya konu ibare ile söz konusu ünlü kişi arasında ilişki kurulma ihtimali bulunması halinde başvuru itiraz üzerine reddedilir. Örneğin, “Beckham”, “D. Beckham” ibareleri ünlü futbolcu David Beckham ile, “Mandela”, “N. Mandela” gibi ibareler ünlü siyasetçi, Güney Afrika Cumhuriyeti Eski Devlet Başkanı Nelson Mandela ile ilişki kurulmasını sağlayabilir. Bununla birlikte, “Aksu” – Sezen Aksu ve “Gates”- Bill Gates örneklerinde böyle bir durum söz konusu değildir ve ilişki kurulmasına neden olmaz.

    İsim hakkının temel mantığına göre sadece aynılık veya marka ile kişinin gerçek ismi arasındaki ayırt edilmeyecek derecedeki benzerlik değil, ayrıca bir kişinin (örneğin ünlü bir kişi) değiştirilmiş isminden kişinin kendisi anımsanabiliyorsa (“Lionhardo di Capri’’), yaygın bir şekilde bilinen bir takma isim veya lakap varsa (Arnold Schwarzenegger için “Governator’’) veya yalnızca ilk isim veya soy isim belirli bir kişiye açık bir biçimde atıfta bulunuyorsa marka başvurusu reddedilebilir.

    Marka başvurusunda, ulusal veya uluslararası düzeyde bilinirliğe sahip kişilerin takma isimleri tek başına veya esas unsur olarak yer alıyor ve başvuruya konu ibare ile söz konusu ünlü kişi arasında ilişki kuruluyorsa marka başvurusu itiraz üzerine reddedilir. Örneğin, “Cüneyt Arkın” ibareli marka başvurusuna “Cüneyt Arkın” takma adıyla bilinen Fahrettin Cüreklibatur’un yapacağı itiraz kabul edilebilir niteliktedir.

    Bunun dışında kendilerine verilmiş lakaplarla bilinen ünlülerin söz konusu lakapları içeren marka başvurularına yapılan itirazlar lakabın orijinalliği ve mal ve hizmet listesi dikkate alınarak, marka başvurusu tüm mal ve hizmetler için veya kısmen reddedilebilir. Örneğin, Fatih Terim veya İbrahim Tatlıses’in lakabı olarak bilinen “imparator” ibaresinin yaygın kullanımı bulunan ve özgün niteliği zayıf bir ibare olması nedeniyle doğrudan bu kişileri anımsatmayacağından bu lakap gerekçe gösterilerek yapılan itirazlar reddedilir. Ancak marka örneğinde lakap sahibini anımsatacak başka bir unsurun bulunması halinde itiraz kabul edilebilir. Örneğin “İmparator Terim” ibaresi toplumun büyük kesimi tarafından “Fatih Terim” olarak algılanabilir.

  • Fotoğraf Hakkı

    İfade fotoğraf diyor olsa bile, kanunun özüne bağlı olarak, herhangi kişisel bir portre yeterli görülür. Bu portre, karikatürleri veya resmedilen kişiyi görsel olarak tanımlamayı mümkün kılan herhangi bir detaylı tasarımı içerebilir. Bu nedenle Madde 8/5 kapsamında fotoğrafın yerine geçebilen portrelerin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

  • Telif Hakkı

    Telif hakkı veya onun ürünleri tarafından korunan bir işareti ihtiva eden marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

    •  Eserlerdeki Tiplemeler ve Karakter İsimleri

      Bir eserde yer alan tiplemelerin değerlendirilmesinde ilgili ibarenin özgünlüğü ile markayla eser arasında ilişki kurulma ihtimaline bakılır. İtirazın değerlendirildiği tarih itibariyle toplumun büyük kesiminde ilişki kurulma ihtimali mevcut ise başvuru reddedilir. Örneğin “İnek Şaban” ve “Güdük Necmi” tiplemeleri “Hababam Sınıfı” filmi ve sırasıyla “Kemal Sunal” ve “Halit Akçatepe” ile özdeşleşmiş tiplemelerdir. “Geniş Aile” dizi filminde yer alan “Cevahir Kirişçi” tiplemesi Ufuk Özkan ile özdeşleşmiştir. Her iki örnek için, toplumun büyük kesimi söz konusu tiplemeler ile hem eser hem de tiplemeleri canlandıran kişilerle ilişki kuracağından bu gibi durumlarda itiraz kabul edilir. Ancak orijinal niteliği olmayan, birçok eserde yer alan ve toplumda yaygın kullanıma sahip isimlerin verildiği tiplemeler için itiraz reddedilir. “Geniş Aile” dizi filmindeki “Bilal”, “Mürsel”, “Zekai” tiplemeleri gerekçe gösterilerek yapılan itirazlar söz konusu isimlerin toplumda yaygın olarak kullanılan isimler olduğu dikkate alınarak bu tiplemeleri canlandıranlar ve eser ile doğrudan ilişki kurulmayacağından reddedilir.

      İtiraz değerlendirilirken söz konusu tiplemenin toplumun büyük kesimindeki algısı dikkate alınmalıdır. Ancak toplumun küçük bir kesiminde bilindiği tespit edilen veya düşünülen bir tipleme için iki durum dikkate alınmalıdır:

      • Birincisi, söz konusu tipleme itirazın incelendiği tarihten daha önce meydana getirilmiş ve halihazırda herhangi bir şekilde yayımda değil ise itiraz reddedilebilir.
      • İlgili tipleme yeni meydana getirilmiş ve özellikle görsel medya aracılığı ile kamuya sunulmuş olmakla birlikte itirazın incelendiği tarih itibariyle henüz toplumun büyük çoğunluğunca bilinmese de yakın gelecekte toplumun büyük kesimince bilineceği yönünde bir kanaat oluşması halinde itiraz kabul edilebilir.

      Söz konusu tiplemenin isminin veya lakabının uluslararası düzeyde bilinirliğinin yanında ulusal düzeyde bilinirliğinin de olması gerekir. Örneğin “Bill Cosby” ve “Clark Kent” tiplemeleri ülkemiz de dahil olmak üzere birçok ülkede televizyon kanallarında gösterime girmiş “The Cosby Show” dizi filmi ve “Superman” sinema ve çizgi filmlerinde yer alan tiplemelerdir. Yurtdışında meydana getirilen bir eserde yer alan bir tiplemenin ismi veya lakabı özgün olsa da Türkiye’de toplumun büyük kesiminde bilinirliği bulunmuyorsa telif hakkı gerekçe gösterilerek yapılan itiraz reddedilir.

      Edebi bir eserden esinlenerek meydana getirilmiş sinema filmi, dizi film veya tiyatro eserlerindeki tiplemeler için itiraz edebi eserin sahibi tarafından yapılabilir. Örneğin “Da Vinci Şifresi” isimli roman Dan Brown tarafından yazılmış ve sinemaya uyarlanmıştır. Bu eserdeki başkahraman olarak bilinen “Robert Langdon” tiplemesi için söz konusu romanı sinemaya uyarlayan kişilerin telif hakkını gerekçe göstererek yapacakları itiraz eser sahibi olmadıklarından reddedilir. Sinema filmi, dizi film ve sahne oyunlarındaki tiplemeler gerekçe gösterilerek yapılacak itirazlar için itiraz sahipleri, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda düzenlenen eser sahipleri, tiplemeyi canlandıran kişiler ile bunların tespit ettiği kişiler veya maddi hakları devralan kişilerdir.

      Eser sahibi 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre 14 ve 15 inci maddelerin birinci fıkralarıyla kendisine tanınan salahiyetlerin kullanılış tarzlarını tespit etmemişse yahut bu hususu her hangi bir kimseye bırakmamışsa bu salahiyetlerin ölümünden sonra kullanılması, vasiyeti tenfiz memuruna; bu tayin edilmemişse sırasıyla sağ kalan eşi ile çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana – babasına, kardeşlerine aittir.

    • Kitap, Karikatür, Çizgi Film Tiplemeleri

      Türkiye’de meydana getirilmiş eserlerde yer alan tiplemeleri içeren marka başvurularına yapılan itirazlar için, toplumun büyük kesiminde ibare ile eser arasında ilişki kurulup kurulmadığına bakılır. Örneğin “Avanak Avni” tiplemesi karikatürist Oğuz Aral’ın Gırgır sayfalarında çizdiği ünlü bir çizgi-kahramandır.

      Yurtdışındaki bir eserde yer alan bir tiplemenin ismi veya lakabı özgün ve yurtdışında bilinirlik seviyesi yüksek olsa da Türkiye’de bilinirliği bulunmuyorsa telif hakkı gerekçe gösterilerek yapılan itiraz reddedilir.

      Bazı durumlarda aynı eserde yer alan tiplemeler tek başlarına itirazın kabulünü sağlayamasalar da birlikte kullanıldıklarında itirazın kabulü gerekebilir. Örneğin “Tom” ve “Jerry” ayrı ayrı yurtdışında sıkça rastlanan isimlerdir. Ancak “Tom ve Jerry” dünya çapında tanınmış bir çizgi filmdir. Sadece kelime unsuru “Tom” veya “Jerry” olarak yapılan bir marka başvurusu için söz konusu çizgi film ile ilişki kurulmayacaktır. Ancak “Tom ve Jerry” ibaresi için yapılan bir marka başvurusu toplumun büyük kesiminde söz konusu çizgi film ile ilişki kurulmasına neden olacaktır.

      Hem eser adı hem de tiplemenin orijinal niteliğinin düşük olmasına rağmen beraber kullanıldıklarında söz konusu eser ile ilişki kurulabilir. Örneğin “Çalıkuşu” ve “Feride” ibareleri ayrı ayrı tescil edilebilir nitelikte olmakla beraber, “Çalıkuşu Feride” gibi bir marka başvurusu bütün olarak ünlü “Çalıkuşu” eserine doğrudan atıfta bulunduğundan, başvuru itiraz üzerine reddedilebilir.

      Bunun yanında, özellikle bazı çizgi film karakterleri ülkemizde orijinal ismi ile bilinmemektedir. Örneğin Belçikalı karikatürist Maurice De Bevere tarafından çizilen çizgi roman “Lucky Luke”, Ferdi Sayışman tarafından Türkçe adlandırması “Red Kit”, “Jolly Jumper” tiplemesi “Düldül” ve “Rantanplan” tiplemesi ise “Rintintin” olarak yapılmıştır. Bu gibi durumlarda söz konusu orijinal ibarenin ülkemizdeki bilinirliği dikkate alınmalıdır.

      Marka başvurusunda eser sahibine ait tiplemeler tiplemenin ismi olmaksızın görsel olarak bulunuyorsa marka örneğindeki diğer kelime veya şekil ibareleri dikkate alınmaksızın eser sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

  • Eser İsimleri

    Marka başvurusu edebi bir eserin ismi ise veya esas unsur olarak edebi bir eserin ismini içeriyorsa söz konusu edebi eserin orijinalliği ve toplumda ulaşmış olduğu bilinirlik düzeyi dikkate alınarak karar verilir. Başvuruda yer alan eserin ismi ile eser sahibi arasında ilişki kurulabiliyorsa eser sahibi yaşadığı müddetçe kendisi, eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl süreyle 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda belirtilen kişiler tarafından yapılan itiraz üzerine başvuru reddedilir.

    Bazı köşe yazarlarının gazete veya dergilerde yer alan köşelerine verdikleri isimler de telif hakkı
    kapsamında değerlendirilebilir. Örneğin “Şeytan’ın Gör Dediği” isimli gazete köşesinde gazeteci-yazar Çetin Altan uzun yıllardır yazılarını yayınlamaktadır ve söz konusu gazete köşesi ismi kendisiyle özdeşleşmiştir.

    Kitap, şiir, makale gibi eserlerin içeriğinden alıntıları içeren marka başvurularında söz konusu eser ile başvuruda yer alan ibare arasında ilişki kurulup kurulmaması durumu dikkate alınmalıdır.

    • TV Programları, Sinema, Tiyatro, Opera, Müzikal, Çizgi Film, Karikatür vb. Eserlerin İsimleri

      Sinema, tiyatro, opera, çizgi film vb. eserlerin isimleri aynen veya esas unsur olarak marka başvurusunda yer alırsa söz konusu eserlerin isimlerinin orijinalliği, bilinirliği ile başvuruya konu işaretin telif hakkına konu eser ismini anımsatıp anımsatmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır. “Züğürt Ağ”a, “Forrest Gump”, “Ben 10”, “Shrek” gibi eser isimleri için itiraz kabul edilebilir.

      Markada yer alan ibarenin, eserin ismini aynen veya esas unsur olarak içermekle birlikte, orijinalliğinin, ayırt ediciliğinin yeterli düzeyde olmadığı, söz konusu eseri doğrudan anımsatmadığı durumlarda ise itirazlar reddedilebilir. Bununla birlikte marka başvurusunda söz konusu eserlerin afişinden bir parça veya filmden bir tipleme mevcut ise ya da başvuru herhangi bir şekilde eserle ilişki kurulmasına yol açan bir unsur (eserden bir sahne) içeriyorsa itiraz kabul edilir.

      Yurtdışında meydana getirilen eserler Türkiye’de bilinmiyor ve eser adının özgün niteliği düşük ise telif hakkı gerekçe gösterilerek yapılan itiraz reddedilir. Seri olarak gösterime giren özellikle sinema filmleri için genel olarak söz konusu serinin toplumda bilinen ismi, bölüm isminin özgünlüğü ve eser ile ilişki kurulma ihtimali dikkate alınır.

      Türkiye’de bilinirlik düzeyi düşük olmasına rağmen özgün niteliği çok yüksek olan eser isimleri için itiraz kabul edilebilir. (Avustralya yapımı “Hoota and Snoz” veya Rus yapımı “Cheburashka” animasyon filmleri.)

    • Fotoğrafik Eserler, Resim ve Tablolar, Mimari Eserler

      Fotoğrafik eserler, resimler veya tablolar ile mimari eserlere ait görselleri içeren marka başvuruları eser sahibinin veya eser üzerinde hak sahibi olanların itirazı üzerine reddedilir.

    • Müzik Eserleri

      Müzik eserleri her türlü sözlü ve sözsüz bestelerdir. Müzik eserlerinde hem eserin ismi ve güftesi hem de bestesi dikkate alınmalıdır. Kamuda tanınmışlığı bulunan bir müzik eserinin isminin ayırt ediciliğinin yüksek olması durumunda marka başvurusu itiraz üzerine reddedilir. Örneğin “Rindler’in Akşamı (Dönülmez Akşamın Ufkundayız)”, “Endülüs’te Raks” isimli eserler beste olarak Münir Nurettin Selçuk, güfte olarak Yahya Kemal Beyatlı’ya ait olup, eser adı olarak ayırt edici nitelikleri de yüksektir. Ancak, “Kalamış” gibi aynı zamanda bir yer ismi olan eser adı ayırt ediciliği zayıf olarak değerlendirilebilir.

      Marka başvurusu hem beste hem de güfte içermesi durumunda beste ve güfte sahipleri veya bu kişilerin yasal varisleri ayrı ayrı itiraz edebilirler. Marka başvurusu itiraza gerekçe olarak gösterilen eserin tamamını veya söz konusu eserle ilişki kurulabilecek bir kısmını içermesi durumunda itiraz kabul edilir. Bazı durumlarda bir besteye birkaç güfte yazılmış veya bir güfte için birkaç beste yapılmış olabilir. Bu durumda, beste sahibi iki şarkı için de itiraz edebilir ancak güfte sahipleri sadece kendi güfteleri için itiraz edebilirler.

      Güfte gerekçe gösterilerek yapılan itirazlarda, itiraz sahibi tarafından söz konusu güfte üzerinde telif hakkına sahip olduğuna dair kanıtların sunulması gerekmektedir. Beste gerekçe gösterilerek yapılan itirazlarda, delil olarak sunulan belgelerin yanı sıra bestenin elektronik kaydının da (mp3, wav vb.) CD ortamında sunulması gerekmektedir.

      Marka başvurusu güfte içermiyorsa, hak sahipliğine ilişkin kanıtların yanı sıra itiraz gerekçesinin elektronik kaydının (mp3, wav vb.) CD ortamında itiraz sahibi tarafından sunulması gerekmektedir.

  • Endüstriyel Tasarımlar, Patent, Faydalı Model, Entegre Devre Topografyaları vb.

    Marka başvurusu, başvuru tarihi önce olan aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bir sınai mülkiyet başvurusunu veya tescilli bir sınai mülkiyet hakkını kapsıyorsa, marka başvurusu söz konusu hakkın sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

    Tescil edilmemiş bir tasarım için yapılan bir marka başvurusuna karşı yapılan itiraz dilekçesinde söz konusu tasarımın itiraz sahibi tarafından kullanılmış olduğuna ilişkin delillerin sunulması gerekmektedir. Bu delillerin arasında, dergi, gazete, görsel medyada yer almış yayınlar, kataloglar olabilir. Bu belgelerin söz konusu tasarımın itiraz sahibine ait olduğunu da ispat edecek nitelikte olması gerekmektedir.

    Sınai mülkiyet haklarına dayalı itirazlarda, başvuru, itiraz gerekçesi hakkın koruma konusu kapsamında değerlendirilir. Bu değerlendirmede itiraz, sınai mülkiyet haklarını oluşturan unsurla ayniyet veya karıştırılabilecek derecede benzerlik ve mal ve hizmet listesi çerçevesinde incelenir. Örneğin, endüstriyel tasarımın görsel anlatımında söz konusu tasarımın konu olduğu ürünün markasının da yer alması, tasarım hakkı sahibine söz konusu marka üzerinde münhasır hak sağlamaz.

  • Coğrafi İşaret

    Tescilli coğrafi işaret gerekçe gösterilerek yapılan itirazlarda, marka başvurusunun coğrafi işareti içermesi durumunda, başvuru 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında KHK’nın 18. maddesi de dikkate alınarak ilgili mal ve hizmetler yönünden itiraz kabul edilebilir niteliktedir.

  • Ticaret Unvanı

    Marka başvurusunun, ticaret unvanını birebir içermesi durumunda, başvuruya yapılacak itiraz üzerine, başvuru reddedilir.
    Ticaret unvanının kılavuz unsurunu içeren marka başvurularına yapılan itirazlar, işbu fıkra hükmü kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bu yöndeki itirazlar 8/3 maddesi kapsamında değerlendirilecektir.

  • “Ortak ve garanti markalarının sona ermesinden itibaren üç yıl içinde ortak marka veya garanti markası ile aynı veya benzeri olan marka tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir.”
    Madde hükmü açık olmakla birlikte, itiraz, itiraz gerekçesi garanti veya ortak markaların sona eren tescillerinin kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür, benzer veya ilişkili mal ve hizmetler yönünden kabul edilir.
  • “Bir markanın yenilenmeme nedeniyle koruma süresinin dolmasından sonra iki yıl içerisinde aynı veya benzer markanın, aynı veya benzer mal ve hizmetler için yapılan tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir.”  Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler halinde yenilenir. 8/7 maddesi hükmüne dayanarak yapılacak itirazlar, bu on yıllık sürenin dolmasından itibaren iki yıl içinde yapılan marka başvurularına karşı ileri sürülebilir. Bu iki yıllık süre hesaplanırken, KHK’nın 41/2 maddesinde belirtilen altı aylık uzatma süresi dikkate alınmaz.  Söz konusu hüküm gerekçe gösterilerek yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın yenilenmeme nedeniyle koruma süresinin sona erdiği tarihten sonra, tescil kapsamındaki mal ve hizmetler üzerinde kullanılmaya devam ettiğini kanıtlar nitelikteki belgelerin sunulması gerekir. Bu yönde sunulmuş delil olmaması halinde bu kapsamda yapılan itirazlar reddedilir. Zira KHK’nın 35/2 maddesinde “8 inci maddenin son fıkrası çerçevesinde yapılacak itiraz, ancak itiraz eden kişinin markasını bu süre içerisinde kullanmaması halinde reddedilir.” hükmü yer almaktadır.

 

Ayrıca markanıza 3 cü kişiler tarafından gelen itirazlarda ciddiye alınarak profesyonellerce itiraza cevap verilmelidir. Bu durum Türk Patent Enstitüsünün ( TPE ) kararı incelerken elinizi güçlendirecektir.

 

Marka Bültenine İtiraz için Asya Patent te verilmesi gereken belgeler ;

1. Bülten itirazı için hazırlanmış hizmet sözleşmesi ;

2. Bülten İtirazı için delil oluşturabilecek her türlü belge,

  • İtirazın Değerlendirilmesinde Dikkate Alınacak Belgeler;
    • Faturalar
    • Telif Hakkı Belgesi
    • Katalog
    • Gazete, dergi ve görsel medya yayınları
    • Anket çalışmaları
    • Eserin Kendisi
    • Eserin eser sahibine ait olduğunu kanıtlayan her türlü belge
    • Noter Onaylı kimlik belgesi fotokopisi
    • CD (özellikle ses markalarına itirazlarda)
    •  Sözleşmeler (maddi hakların devrine ilişkin vb. nitelikteki sözleşmeler)
    • Türkiye’deki sınai mülkiyet haklarına ilişkin tescil belgeleri (başvuru dahil)
    • Belirtilmemiş ancak kararı etkileyecek diğer belgeler.

3.Bültende Yayınlanan Markaya İtiraz ücreti,

4. Asya Patent’e ait  Vekaletname ( Noter Onayına Gerek Yoktur ) Vekaletname

Etiketler

Arama Kelimeleri:isim hakki itirazi noterden,itiraza konu edilemeyen marka,markaya itiraz,markaya itiraza cevap
21 Kasım 2015
4.453 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN